BOYUTHABER.COM’DAN Ahmet N. Güvener’İN GERÇEKÇİ TESPİTLERİ
Zaman gazetesi Ak Parti yandaşlığı ve Milli Görüş karşıtlığı konusundaki tavrını tam gaz devam ettiriyor. Her fırsatta Milli Görüş’e ve Saadet Partisi’ne ilişkin olumsuz haberler yapan Zaman gazetesi ve Gülen grubunun yayın organlarının en temel taktiği, Milli Görüş ve ulusalcılık arasında ilişki olduğu izlenimini uyandırmak.
Zaman gazetesinde bugün (22.11.2009) yayımlanan Andıç sitelerinde, kaos oluşturmak için hezeyan dolu iddialar yayımlandı başlıklı bir haberde, Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan internet andıcı ve ulusalcı çevrelerin kurduğu siteler konu edilmiş.
Oldukça taraflı bir dille yazılan haberde, ulusalcılara yönelik eleştiri yapılırken birden söz dönüp dolaşıp Milli Görüş’e getiriliyor. Ulusalcı sitelerde çıkan haber ve yorumlardan seçilen kimi parçalar üzerinden Milli Görüş adeta ulusalcıların desteklediği ve onayladığı bir siyasi hareketmiş izlenimi uyandırılmaya çalışılıyor. Söz konusu haber şöyle:
“MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER DESTEKLENMELİ
Andıç siteleri, 2007 seçiminde ilginç bir strateji izlemiş. irtica.org sitesinde yer alan yazılarda Mill Görüş çizgisinin desteklenmesi gerektiği belirtiliyor. Sitede, “AKP ile Milli Görüş`ün aynı kökenden geldiği ve aynı olduğu tezi doğru değildir. Milli Görüş adı üzerinde millî bir harekettir. Ekonomiden dış politikaya, her alanda millî politikalardan yanaydı ve hâlâ da öyledir.” görüşü savunuluyor.”
Oldukça taraflı ve manipülatif bu haberle ilgili isterseniz bazı noktalara kısaca değinelim:
1) Bu ulusalcı sitelerde yayımlanan haberlerde Milli Görüş’ün AKP gbi olmadığı ve milli olduğu söyleniyorsa, bu Milli Görüş’ü değil, o yorumları yapanları bağlar. Gülen grubu yazarları bu mantığı kendileri için neden işletmiyorlar acaba? Son Türkçe olimpiyatlarına jüri üyesi olarak katılan Serdar Ortaç’ın cemaate olan sempatisine bakıp, cemaat mensuplarını ayyaş, şakirtleri de kumarbaz ilan etmek ne kadar mantıklıysa, ulusalcıların Milli Görüş’ü milli saymalarını gerekçe gösterip Milli Görüşü ulusalcı saymak o kadar mantıklıdır.
2) Ulusalcılar, baskıcı ve anti-demokratik bir siyasal çizginin devamıdırlar. Bu baskıcı ve anti-demokratik üsluptan en çok zarar gören kesimlerin başında da Milli Görüşçüler gelmektedir. Milli Görüşçüler, hiçbir şart altında darbeci çevrelerle içli dışlı olmamıştır. 12 Eylülde yakalanmamayı başaran ve ardından Kenan Evren için cennetlik diyen, 28 Şubat sürecinde darbe mimarları olan Süleyman Demirel’e ve İsmail Hakkı Karadayı’ya “Uzlaşı ve Demokrasi Ödülü” veren kişi, Prof. Dr. Necmettin Erbakan değil, Fethullah Gülen’dir.
3) Bugün Ergenekon davası kapsamında yargılanmakta olan Prof. Dr. Erol Manisalı, Doç. Dr. Emin Gürses gibi isimler Milli Görüşçü yayın organlarında değil, Samanyolunda uzun yıllar program yapmışlardır.
4) 1995 yılında Tansu Çiller’i destekleyen yayın organları, Erbakan’ın başbakanlığının önüne geçmek için Fethullah Gülen’e medhiyeer düzerken; 28 Şubat sürecinde iktidardan düşürülen Erbakana küfürler yağdıran başta Ertuğrul Özkök olmak üzere pek çok kalem Fethullah Gülen’i desteklerken ve öne çıkarırken, bu durumu bırakın yadırgamayı, bu yazılarla övünen cemaatçiler neden bugün Milli Görüş’ü karalamaya çalışmaktadırlar acaba?
Son söz: Gülen grubu, bir yandan Saadet Partisi’ne ve yeni lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a sevgi dolu mesajlar gönderip arayı iyi tutmaya çalışırken, bir yandan da Ak Parti’nin alternatifi olmaması için Saadet Partisi’ni boğmaya çalışmakta ve bu harekete iftiralar etmektedir.
Son GÜLEN iyi güler. Unutmamakta fayda var. Bu yazılar da zaten, tarihe kayıt düşmek için yazılmaktadır.








Cansuyu
Diyanet İşleri Başkanlığı
Genel Merkez
kuran dinle
Milli Gazete
Resim ve Video Galeri