Faize var,Tekel işçisine yok!

Genel Başkanımız Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İzmirli sanayici ve işadamlarıyla bir araya geldi. Kurtulmuş, “Tekel işçilerine bütün istediklerinin verilmesi durumunda maliyetin 480 milyon lira olacağı hesaplanıyor. Hükümet bunun yerine 50 milyar liradan fazla parayı bir yıllık faiz olarak veriyor.” dedi.Partimiz İzmir İl Başkanlığı’nın düzenlediği Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Sanayiciler Kulübü’nde, sanayici ve işadamlarıyla yemekte bir araya gelen Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de siyasetin en önemli sorunlarından birinin demokratikleşme olduğunu ve siyasal revizyon ihtiyacı bulunduğunu söyledi. Kurtulmuş, ancak TBMM’nin bu ihtiyaca cevap verme yerine kavga görüntüleriyle gündeme geldiğini söyledi.

Tekel’e ve özeleştirilmesine de değinen Kurtulmuş, işçilerin bütün istediklerinin verilmesi durumunda maliyetin 480 milyon lira hesaplandığını, bunun aileleriyle birlikte 15-16 bin kişi demek olduğunu, hükümetin bunun yerine 50 milyar liradan fazla parayı faiz olarak vermeyi tercih ettiğini söyledi. Kurtulmuş, “Tekel’i kapatacağız diyorlar. Neden? Türkiye’nin ihtiyacı olduğu için değil, küresel beyler böyle istediği için.” değerlendirmesini yaptı.

Kurtulmuş, IMF politikalarını da eleştirerek, fonun ‘Gelirler İdaresinin özerkleşmesine’ ilişkin önerisini, “2. Duyun-u Umumiye İdaresinin postmodern hali” şeklinde yorumladı. Kurtulmuş, mali kayıt dışılığın önlenmesi, sosyal devlet ve sosyal refah anlayışının hakim kılınması, ülkenin artık bütçe ve cari açıklardan kurtulması, kamu harcamalarının dağılımının yeniden düzenlenmesi, istihdamın artırılması, iç talebin ve bölgesel talebin canlandırılması gerektiği şeklinde partisinin tekliflerini de anlattı. Numan Kurtulmuş, “Derviş-Fisher tarafından telkin ve dikte edilmiş olan ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’ ile yanlış bir model uygulanmıştır. Bu ‘Dubai modeli’dir, yani reel sektörü bir kenara bıkarıp, sadece küresel sermayenin hareketlerine göre düzenlenen, ülkeyi küresel sermayenin showroom’u haline getiren model.” şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasındaki ‘bakkallar birleşsin’ sözünü hatırlatan Kurtulmuş, “Bakkallar yok olacak, eczaneler ortadan kalkacak. Niçin? Küresel market zincirleri gelecek. Üstelik gelip ilaç satacaklar. Bakkallarla birlikte bizim köşedeki eczacı Fatma, Ayşe ablam da dükkanını kapatacak.” dedi.

Tekel, Et ve Balık Kurumu, TÜPRAŞ, Telekom gibi özelleştirmelerle 50 milyar dolar gelir elde edildiğini, bu rakamın aynı zamanda hükümetin 1 yılda borçların faizine verdiği paraya eşdeğer olduğunu anlatan Kurtulmuş, “Yani Türkiye’nin 80 yılda biriktirdiği değerleri satmışsınız, 1 yıllık faize kullanmışsınız. Niçin? Amerikan Philip Morris sigarasını satsın, Amerikan Cargill nişastalı tatlandırıcısını satsın diye.” sözlerini kaydetti.

Ülkede büyük sermayenin 200 milyar dolara yakın dış borcunun bulunduğunu, sermayesi kendisinin olan büyük şirket sayısının bir elin parmağını aşmadığını ifade eden Kurtulmuş, “Bu model iflas etti. Türkiye’nin vahşi kapitalizmden vampir kapitalizme dönen bir devlet uygulamasına değil, kerim devlet uygulamasına ihtiyacı vardır.” ifadelerini kullandı. Numan Kurtulmuş, 2000 yılından bu yana uygulanan bu ekonomik politika nedeniyle Türkiye’de her kesimin borçlu hale geldiğini, tezgahın dağıldığını anlattı.

İzmirli işadamlarınının sorularını da cevaplayan Kurtulmuş, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Üyesi Koç Ali Al’ın Türkler ve Kürtlerin 1100 senedir bu topraklarda birlikte yaşadığını, aynı coğrafyayı, aynı vatanı, aynı kaderi paylaştığını dile getirdi. Koç Ali Al, 25 senedir uluslararası terör siyasetinin bu fitnenin ortadan kaldırılması gerektiğini söyleyerek “Bir trilyon boş dağlara bomba atılsın diye harcandı. Bizim paralarımız boş dağlara atılmasın. Kürtlerin bayrağı Türkiye Cumhuriyeti bayrağıdır, dini İslamdır. Bu barış bir an evvel sağlanmalıdır. Bu konuda partinizin tavrı nedir?” şeklinde soru yöneltti. Kurtulmuş, bu kavganın çözülmesi gerektiği karşılığını verdi. Demokratik açılım gündeme gelmeden partisinin hazırladığı ‘barış ve kardeşlik projesi’ni İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a sunduğunu belirten Kurtulmuş, önerdikleri 20′ye yakın maddede haklı çıktıklarını, çözümün Meclis’te olduğunu, işin sokağa döküldüğünü, ama fitnenin tutmadığını açıkladı. Kurtulmuş, sorunun çözümü için tüm vatandaşları özgün ve eşit yurttaşlar olarak gören bir siyasi, ekonomik ve sosyal bir yapının kurulması, göçün geriye dönmesi ve silahların susturulması gerektiğini sözlerine ekledi

About the Author